Soğuk demleme yöntemi, 1600’lerde Japonya’da icat edildiğinde bu kadar popüler olabileceği bilinmiyordu belki de. Ancak bu dünya öyle sırlarla ve lezzetlerle dolu ki, kahveseverler Cold Brew’den uzak kalamadı.

Bugün sizlere Cold Brew yönteminin kahve dünyasını nasıl bu kadar sarsabildiğinden bahsedeceğiz. Hadi başlayalım!

Soğuk demleme yöntemi genellikle buzlu kahve ile karıştırılır. Ancak aslında çok farklıdır!

Buzlu kahve, buz üzerinde servis edilerek soğutulan sıcak suda demlenmiş kahve telvesinden yapılırken Cold Brew kahvesinde doğal tatları çıkarmak için soğuk sudan yararlanılır.

Kahvenin soğuk suda demlenmesi, demlenme işlemi sırasında kahvenin ısıya maruz kalmaması anlamına gelir. Sıcak demleme yönteminde su kahvenin aromasını çok kısa sürede alır. Ancak soğuk demleme 12-24 saat aralığında bir demleme olduğundan benzersiz bir aromaya sahip olan bir kahve elde edilir.

Cold  Brew Neden Dünyada Trend Oldu?

  1. Daha sağlıklıdır

Kahve doğal olarak antioksidanlar ve diğer faydalı besinleri içerir. Bunlar soğuk demleme işlemi esnasında korunur.

  • Daha pürüzsüz ve daha tatlı bir tat

Soğuk demleme yöntemi ile kahvedeki lezzet bileşenleri ortaya çıkarılır, sıcak demlemede ortaya çıkan acı yağlar ve yağ asitleri geride kalır. Sonuç, lezzetine doyulmaz bir kahvedir.

  • %67 daha az asit

Kahveyi seviyor ama beraberinde gelen asiditeyi sevmiyor musunuz? Kesinlikle yalnız değilsiniz! Soğuk demleme, sıcak demlenmiş kahveden %67 daha az asidiktir. Bu sadece dişleriniz ve mideniz için daha sağlıklıdır.

  • Daha çok kafein

Evet doğru duydunuz! Soğuk demleme işlemi daha fazla kafein çıkarır. Bu da sabah ya da günün her saati ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi almanız için biçilmiş kaftandır!

Evet! Bir yazımızın daha sonuna gelmiş bulunduk! Unutulmadan söyleyelim, her yöntem soğuk kahveyi bi’ ayrı mucize haline getirir. Peki, Alp dağlarının yeşilinden gelen efsanevi sütle yapılan Landessa soğuk kahve çeşitleriyle, kendinize fevkaladenin fevkinde bir ödül vermeye ne dersiniz?